Hasan Yıldırım

01

Şiir Koleksiyonum

"Nisanın Gözyaşları" kitabımdan ve diğer çalışmalarımdan seçilmiş şiirler...

HAYAL

Bir yağmur hayal ediyorum İçimde kuruyan bahçeler var Gönlümün toprağında gezen yâr Çisil çisil kokun gelir sineme Bir yağmur olsan Sırılsıklam sen düşersin her hücreme Bir yağmur hayal ediyorum Hasret yangınımı söndürecek Gönlümün toprağında gezen yâr Yüreğime dokunan çiğ tanem Bir yağmur olsan Cemre gibi düşersin hasretimin ayazına Bir nefes hayal ediyorum Anlamı yok boşa geçen zamanın Soluğum yetişmiyor hiçbir yarına Tüm yaşanmış vakitler dünde kalmış Bir nefes olsan Toprağa üflenen can gibi dolsan içime Bir nefes hayal ediyorum Korkularımı alacak apansız Soluğum yetişmiyor hiçbir yarına Yaşamak sevmekmiş asıl lügatte Bir nefes olsan Ömür diye çeksem ciğerlerime Bir vuslat hayal ediyorum Bağışlanması gibi İsmail'in İbrahim'e "Ol!" deyince oldurana sığındım Gelmek fiilinden sekineler yapalım Hiç yorulmam söz İster kış gibi ister bahar gibi gel Bir vuslat hayal ediyorum Sensiz kaç geceyi yendim boğuşarak "Ol!" Deyince oldurana sığındım Baharı bekleyen çiçekler gibi gel! Eylül de olsan solmam baş ucunda İster nefes gibi ister ölüm gibi gel...

SEN BİLMİYORSUN

Senin şehrinden batar güneş En son sende karanlığın izi Senin için güneşi tutmak isterdim Karanlık yalnızlığına ziya Gelecek yarınlarına huzurolsun Neylersin ki hüzün yanımsın Sen bilmiyorsun Uzaklardayım kendimden Sana yakın olduğum kadar uzak Olmak istediğim yerdeyim Umutlar sakladığım gecelerde Ay karanlık düşlerdeyim Soluğuna dokunmak isterdim Neylersin ki hüzün yanımsın Ama sen bilmiyorsun Güneş'in doğduğu yerden Gün gibi doğmak isterdim karanlıklarına Şafak'la birlikte gözlerine dokunmak Şu yağmurlarda ıslanmak seninle Neylersin ki hüzün yanımsın İmkan'sızım Ama sen bilmiyorsun

ŞAİRİN KALEMİ

Sarı saman kağıtlara yazıldı, Sayfa sayfa yokluğun ve Ne varsa içimde, senden kalan. Yazmakla biter mi sandın? Yalın ayak, dikenli yollarında hasretin, Yol almak gibi vuslata. Zincirlere bağlı bir mahkûm gibi sana gelemeyişlerimi, Huzuru sensiz bulamayışımı, İçimin çıkmaz sokaklarını, Mısra mısra solumak acıyı, Yazmak biraz da kanatmaktı kalbimi. Belki de yaldızlı bir kafesteki kuş gibi ömrüm, Kanat çırpınışlarım nafile, Ama yine de beklemek kalbin yangınıyla, Gökyüzüne açılacak bir yolu. Sevdiğini insan ayıramıyor beklerken; Kalbinden, gözünden, ömründen, Etle tırnak gibi, Şairin kalem ve kâğıdı gibi... Birlikte yaşayamayacağımıza inanmamak için, Sana her ihtiyacım olduğunda adını yazarım içten içe. Dua olur mısralar, Dua, umut değil miydi? Azıyla yetiniyorum hayatın bana verdiklerinin, Değerli bir şey saklamak istiyorsan eğer bizden kalan, Anahtarını at yüreğinin Mavi gökyüzüne düşen yüzün Sana yazdıklarım kadar özgür olup Kanatlanayım yurduna... Şiir dolu kâğıtlarım ile sevgili.

GEL SEVGİLİ

Öyle dedi; Sen üşürsün, Soğuğu sevmezsin, Buralar soğuk. 'Sensiz dört mevsimim kış' diyemedim. Sen varsan her yer bahar, Her yer papatya, Her yer çocuk gülüşü, Canım avuçlarında kelebek, Sen yağmur, ben çorak toprak diyemedim. Şimdi sensiz her yer ayaz, Ellerimde şubat, Gözlerimde eylül, Kolay mı sandın yürekte yaşanan ayrılıkları? Ayrılıklar metreyle ölçülmez sevgili! Acıyla ölçülür! Sancıyla ölçülür! Yarayla ölçülür! Kapanmayan ve sürekli kanayan hasret yarası. Her mevsim sensiz Üşüyorum yine... Yağmurlar yağıyor sensizliğimin üstüne. Yağsın, Sırılsıklam yak beni varlığınla. Güneşe hasret, Yağmura hasret, Yaşamaya hasret gönlüme Vuslat ol, filiz ol, bulut ol, mavi ol Gel sevgili...

DUYSAN

Yürek yangını sönmüyor, Yâr olmayınca yanında. Gecelere sığınsan da Söndürmez hasretini tuzlu göz yaşların. Candan geçilir de geçilmiyor canandan, Firar edemiyor insan kendi içinden, Özlemek kelepçe, onsuzluk zindan. Yağmurlar bile doyuramadı toprağı, Her baharda, oluk oluk yağsa da Derler ya; "her kışın sonu bahar", Baharına dargın olur mu çiçek? Gölgesinde soldum hasretin. Duysan sesini yağmurlarımın, Seni seviyorum dese, Gürül gürül gök yarılır içinde, Yıldırımlar düşer kurumuş topraklarına, Kim demiş gökyüzü, hep nehâr, hep nehâr Gözlerden akan damla değil Yakarışlar, dualar Yağar sensizliğin üstüne Yeşerir tüm umutlar Bir duysan sevgili Duysan da gelsen, şu deli gökleri

AHUZAR

Hangi çilenin ardından güldü yüzün? Hangi acının ardında saklı tebessümlerin? Yorgun akşamlarda kaldı hayallerin. Geriye dönemezsin, kalbin tutulur. Yaşamayı unutursun, kendini toplamaya çalışmaktan. Yüzündeki çizgilerde saklı yılların, Her biri ayrı bir acının, hasretin eseri. Şöyle muhabbeti bolca bir çay keyfin olmaz, Aklın ve kalbin hep bir yerlerdedir çünkü. Düşer göz kapakların, unutursun zamanı, Kalbim yorgun, Kendime yeniliyorum, Yorgun dizlerim, kaldıramıyorum bedenimi. Keyifli bir akşam yaşamaya vaktin olmaz, Ay düşmüştür gecenin güzelliğine. Kalbine düşenler paramparça, Yıldızlar da güzel, ama sen kadar uzak. Sabahın ilk ışıklarıyla uyanırsın, Yalnızlığını toplarsın önce odanın, Bir yandan içini ısıtan çay demlenir, Tabakanda sardığın sigaralar, Saramadığın yâr düşer aklına, Hasreti çekersin ciğerlerine, Hayat iş der, güç der, haydi kalk der, Dünya telaşı bizimkisi, Bir de ana, Bir de yâr, Zaman nasıl geçer, anlamazsın. Hep ahuzâr, Hep ahuzâr...

KUM SAATİ

Kum saatinde saklı zaman, Sızlayan parmaklarımın arasında akıp gidiyor ömrüm, Sen yoksun... Yorgunluklarımızdan, Bir hayal gibi yaşadığımız karanlık gecelerden, Seyredip geçiyoruz huzuru, Bir trenden bakar gibi tepelere, Cama düşen siluetin... Aynadaki kırık bir yüzün arkasına saklanan ruhumuzu, Acılarımızdan kurtarabilir misin? Nefes darlığı içindeyim Gecenin siyah derinliklerinde Göğsüme düşen baskı Vurgun yemiş bir dalgıç misali Her gece umutlar gizlediğim sabaha nasıl uyanırım Nasıl anlatırım sensizliği gökyüzüne Ne ağlıyor ne de gülebiliyorum Formaliteden ibaret monoton bir yaşam İşte böyle dünün ardındaki günüm Sensiz, çaresiz, güneşsiz... Sen yoksun Kırık aynadaki yaşantım Yazdığım şiirlerde kaldı Sayfaları kıvrılmış kitap gibi sevinçlerim buruk Nasıl yaşanır Kum saatinde saklı zamanda Günler ne ki sevgili? Akıp giden benim, yokluğuna Sızılayan parmaklarımın arasından kayıp gider ömrüm "Ah!" Sana dokunamayan parmaklarım Sen yoksun...

NİSAN YAĞMURU

Ne çok sevmişsin Yağmurların Nisanı sevdiği gibi Toprak kokusuna karışmış duyguların Çorak gönlünde mahesinler Dökülür kelimelerin yüreğinden Asude kokusu sarar her yanı Sana hasret de güzel sevgili Aşiyanımdır özlemek Bakarsın öylece yollarda biriken yağmur sularına Kuşları izlersin su içerken bir çukurun etrafında Birikintiler her bir tarafta kalbimin Tane tane döküyorum sayfalara Bir gün Okur musun bilmem sancımı Hiç el değmemiş ağrılarımı Göz değmemiş sevgimi Dokur musun yüreğine Nisan yağmurlarının toprağı okşadığı gibi Sonsuz sevilmeyi, ister misin..?

ASİ VE MAVİ

Sana söyledim şarkılarımı, Asi ve mavi. Yalnızca sana yazdım şiirlerimi, Vuslatı beklerken, Sancılar içinde, Belki diyerek. Hasretinle yandım kıvrıldım, Gecelerce. Bir ben varım sen de Bir de sende ben. Ben yazdım, sen okudun, Ben söyledim, sen dinledin. Uzak şehirlerin karanlık gecelerinde, Bekledik yıllara inat. Terk etmedi sevdamız bizi. Ölüp ölüp dirildik acılarla. Yoğrulduk uzak sevdalarda. Yüreğimizin son durağında bekledik. Bekliyoruz, Bekleyeceğiz, Umutla, Düşle, Sancıyla...

GÖÇMEN KUŞLAR

Kelimeler, uçar umarsızca Göçmen kuşlar gibi Sıcak ülkelere. Söyleyemediğim, Dilimden dökülen acı sözler Düşüyor içime Hasretim gibi sıcak Ellerin gibi... Duyuyor musun sensizliğin sesini? Uzaklar bize yakışmadı sevgili. Dar geldi ömrümüzün üstüne, Ne çok anlatacaklarım var sana Kalbimin sesini duysan Pare pare serzenişlerimin yankısını Ölüm, baş ucumda duran bir bardak su gibi Ve ben sana susamışım Gurbetteyim diyorum Yerimi değil, saksımı değiştiriyorlar Gurbetteyim sevgili, gurbetteyim! Boş boş bakınıyorum duvarlara Gecenin sessizliğinde Uzakların sesi yankılanır kulaklarımda Hasret kokar papatyalar Papatyaları öldürme sevgili Yaşayan bir ölü gibiyim yokluğunda "Hüzün aşkın evidir." diyor ârifler... Dört duvar sen Aşkı bilmez sözlükler Git bir ölene sor...

HASRET

Kör kuyudur hasret dedikleri Bakarsın göremezsin Yusuf'u Beklersin gelmez Sabır dersin dinmez acıların Sarar vücudunun her yerini Beklersin Eyüp misali Şükür dersin dua olur Sustuğun tüm düşlerin Açılan avuçlarda Yaşarsın zamanı Zamansız Son nefesini verir gibi hasret

BAHARIM

Çiçekler açmak için baharı bekler Tek başına olmuyor hiçbir mutluluk Baharım sen Toprağım, güneşim, suyum sen Filiz filiz büyür içimde sevgin Tek başına sevgi de yetmiyor Gel Kuru bir çölden farksızım sensiz Gecem ayaz, Gündüzler alev Bir kardelen de değilim hüma kuşum Gel Açması için huzur çiçeğinin Beklemek dediğin yorgunluk Uzunca bir yorgunluk Bir bilsen Kimseye anlatamadığım Necm-i dırahşanım Hüma kuşum Tek başına olmuyor hiçbir mutluluk Hiçbir bahar Hiçbir sevgi Hiçbir ben Sensiz olmuyor Bir bilsen

LİMAN

Bir şeyler geçip gider ömrümüzden, Kalır bazı anılar, bir liman gibi kalbimizde Demir atmış, belki de karaya oturmuş bir gemi gibi Yalnızlığın kokusu sinmiş, Yosun tutmuş iskelede, Geceleri mesken tutmuş yalnızlar. Yıldızları sessizliğin kuytusunda izlerken, Uzaktan gelen tekne sesleri bozar ahengi, Silkinir tüm düşlerim, Gitmek istediğim uzaklara dalar gözlerim, Haykırmak ister ruhum, Dünlerin derinliğine. Yalnızlığın sinmiş kokusu, Sevmek artık uzaklaşır limandan. Ne kadar kaçsan da dünden, Yine de dönüp çark ediyor insan yarım kalmış sevdasına. Ekledim sahilinin kıyılarında acıyı, Hasret denizinin Seni seviyorum nidalarıyla Uğurlarsın tüm anılarını Böyle bir şeyler işte, Geçiyor sensiz ömrüm, Yokluğunun gecelerinde Bekledim acıyı...

KABUK

Kabuğa çekildik hayatın içinde Kanayan yaralarımızı dağladığı gibi Kabuğun altına gizledik tüm hatıralarımızı Kabuk tutmayan yaralarımızı Akla her geldiğinde kanıyor acıtarak Gecenin karanlığında daha başka Damla damla düşer anılar Silinmiyor kalpte mazi Kan damlar gözlerimden Kana kana susamışken yâre Her gidemediğinde Kendi kabuğunda çürüyor insan İçten içe Şarkılar jilet kesiği: "Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi" Unutmamak, kurutmuyor yarayı Aklımın esirindeyim Dedim ya! Kendi kabuğunda çürüyor insan...

NEREYE

Kalpleri birbirine ısındıran Rabbim Mutluluğumu, huzurumu, ömrümü de senin kalbine koymuş Söyle şimdi nereye gideyim

HASRETİN YALNIZLIĞI

Kelimeler gelir bir araya Gecenin üçü dördü farketmez Cümle olur içimde, sancılı, yaralı cümleler Ansızın geçer Kağıda düşer bütün hasretler Cümleler var dokunduğu yeri yakan Üstelik yalnızken Bir yanında vuslata gebe kalmış hayaller Yazmakla tükenmez en yoğun hisler Çaresiz bekleyişler, özlem çektiğim en mutlu anlar Boğazına düğümlenir haykıramadıkların Belki de sessiz bir çığlıktır kelimeler En güzel hatırım Gözlerine bakıp; "seni seviyorum" demek Yazmak hatırları, acıtır insanı Umutları sıralar, umudu yok edersin Gider gelirsin yazamadıkların arasında Kıyamazsın en güzel anılarına Unutulmaz dersin Susarsın beklersin içten içe yanarak Geceleri üşürsün, aklında canlanır mazi Ağustos sıcağı içinde Uykudan uyanmış gibi Kendine geldiğinde biter mısralar Bir düş sancısı daha biter Terler içindeyim hasretin yalnızlığında Gözyaşlarımda boğulur tüm hayallerim Düşler, anılar ve şiirler vurur her gece kalbime Bilmezsin...

HAYAT

Bu son olsun Yalnızlığa mühür vurmuş hasretin, Hayat bu kurban olduğum Sevmek olmasaydı neye yarardı yaşamak Yaşamak bu kadar basit mi, Acısında değilim Vursan, vursan, vursan, hep vursan Kanatsan da yarımsın Yarınımsın Bahar gibi gelmeliydin Kışı öyle sevdim ben Gülümsemek gibi dost muhabbetlerinde Yalan-yanlış Kimselere söyleyemediğimsin Sığ düşüncelerde yaşamak mı hayat Hasretin koynunda beklemek mi Gerçek yaşananları unutmak mı Mutlak acıların hakkını vermek mi Görmeden sevmek midir hayat Gördüklerimi düşlemek midir Geleceğimdeki umutlar Hayat hep acı hasret midir "Ve seninle yaşayamadıklarımdır hayat"

ESARET

Esaretindesindir yaşamın Akrep ile yelkovan arasında sıkışır umutlar "Gelmemek" diye bir yer var Baka kalırsın umarsız gecenin karanlığında Tutsak duyguların Hasretlerin Yanarken soğuk kışlarda için İçin için Beklersin umudun geleceğini Zaman dersin Sadece beklersin Kimseler anlamaz soğuk duruşlarını Issız duygular içinde kaldığını

İNSAN SEVDİĞİYLE DİNLENİR

Bana yalnızlığınla gel Serseri düşlerinle Bir omuz aradığında güven duygusuyla Yıpranmış yorgun kalbinin rüyasıyla gel Koy başını omuzuma Bir yıldızın gökyüzünde duruşu gibi Bir bebeğin ana kucağında uyuması gibi Düşlerin dinlensin Gözlerin gülsün Sen yorgunluğunla gel Ben gönlüne söylerim şarkıları İnsan en güzel sevdiğiyle dinlenir Gözlerim melodi Ellerim şefkat olur ömrüne

KALP GÖZÜ

Aklından çıkmaz yüreğine bağladığın Demir atmak gibi değil bir gemiyi limana Seferi yok sevdanın Düşünürsün her dakika mekan önemli değil Her neredeysen Uzaklar sana gelir Uzağındaki ırak Her zaman yanında hissedersin Gözlerin görmese de Kalbin görür...

MAZİ

Hayat tersine akar Geçip gider ömür dediğin Irmak gibi Yollar, yıllar, aklım, kalbim, geçmişe gider Geleceğim meçhuller içinde Bir sen varsın bende Bir de geçmişimiz şimdi Tüm mal varlığım bu, yoksunum Oysa ben umutlu yarınlara uçmak isterdim Gökyüzüm Kuş gibi sevdim umutlu yarınlarımızı

GİDEMEDİĞİM HUZUR

Özledim Kaç yıl geçti aradan Kaç anı ıslandı kalbimde Şöyle karşılıklı oturup kahve içmeyi El ele sahilde yürümeyi Islanarak yağmurda Nisan yağmurlarının şefkatine sığınarak Tıpkı seni özlediğim an gözlerimden dökülen yaşlar gibi bu yağmurlar Ağlamasam çatlardım Dört duvar arasından çıkamıyorum Kalbimden çıkaramadığım gibi seni Hayaline daldı yine gözlerim Karantina, duvarlar arasında sevdiğim Ben hep sana geliyorum, her yerden Gidemediğim sana Sahiller boş martılar kayıp Sessizlik alabildiğine Tıpkı boynumdan öperken, seni seviyorum deyişin gibi Özlediğim birçok anı var senle yaşanan Her biri ayrı bir şiir Her biri ayrı bir mutluluk Düşündükçe seni içim NİSAN Yağmurlarını al gel Masamda yine soğumuş kahvem Yarım kalmış sigaram Bak yine akşam oluyor Güneş terk ediyor bizi Aya benzetiyorum biraz da seni böyle zamanlarda Gecemin ıssızlığını alıyor yüzün Bugün de gel diyemem, Umudum tükenmesin Gel demeyi özledim... Diyebilmeyi Gelemesen de

BİLEMEZSİNİZ

Belkilerin bile olmadığı Yokluğunda sarıldığım hayallerini Kaybolup giden ümitlerimi Uçamadığın gökyüzünü Martısız kalmış denizlerimin Gözyaşlarını göremezsiniz Boş sokaklarda Yanmayan lambaları Karanlığın içine gizlenmiş anılarımı Kaldırımlarda onu saatlerce beklediğimi Üzerime yağmurlar yağarken Sırılsıklam ıslanmış düşlerimi Gecenin siyahına Düşen umutlarımı sakladığımı Nefes alırken, onsuz hayatı yok saydığımı Nereden bileceksiniz ki Yüreğimde ki yangın yerini Giden gençliğimi Kaybolan değerlerimi Giden gençliğimin sayfalarındaki kara bulutları Yüreğimdeki keskin sızıyı Suskunluğumdaki hasreti Nereden bileceksiniz ?

ANMAK

Gün içerisinde aramak değildi hatırlamak Kalbin her atışındaki hissettiğin duyguydu...

KADEH

Geçmiş zaman olur Ben geçmeyenlere içerim Soğuk acılarımı, hüzünlerimi Kadeh kadeh Bir bardak dolusu şiir düşer aklıma Her çekişimde derinlere maziyi Sarhoş olur kelimelerim, mısralarım Çıkmaz yollarına düşerim Her yudumda hasret Her yudumda umut Her yudumda binlerce sen düşer kalbime Derin bir nefes gibi çektiğimsin Ardına bir offff çöker geceye Sarhoş gönlüm nida eder Gecenin ayazında soğuk soğuk Duy beni NİSAN gözlüm Bir kalp sızar yorgun mısralarıma Bir ben ölürüm geçmişin anılarında Bir sen yaşarsın içimde Sağlığına tüm şiirlerimin Bugün de sendeyim Sağlığına bitmeyen hasretim

BEKLEMENİN ADI SEN

Şimdi şu saate Çıkıp gelecek diye bakarsın Dalar gözlerim yapraklar dökülmüş sahil yoluna Yapraklar rüzgar bekler Ben umudu Deniz'in üzerinde uçan martılar Maviyi bekler Sesleri kulaklarımda Çağırır beni gökyüzüne Çevremde hiç tanımadığım insanlar Uzaktan anımsatır seni karşımdan gelen yabancılar Yem atar küçük elleri ile güvercinlere çocuklar Tıpkı kalbim gibi aç güvercinler Gülümsemelerin bir çocuğun elleri kadar Kalbimde huzuru özlediğim Gel, uzakta da olsan gül rüzgarlara Şenlensin çocuk ruhum Gül ki İçimin gökyüzünde uçan martılar çığlık atsın Bekledim Sahil kafeteryasında Her şey yerli yerinde Bir benim yalnız Masamda soğuyan çay Kül tablası tıka basa beklemek dolu Beklemenin adı bugün sen Yarın da Hep sen Gelmeyişinin adı yok lügatta Ben yokluk diyorum Kalbim acı Son seferde yolculuğum ay parçam Belkilere saklıyorum her bekleyişimi Umudumu da alıp gidiyorum Başka maviliklere Başka bir zamana Gelmenin adının sen olduğu zamanlara Gel...

ÜŞÜYEN SERÇE

Satırlara düşen kelimeler Bir bilsen beynimin bin katar dolu sancılı sözleri Nasıl taşıdığını Nasıl vurduğunu kalbime Yine de Geçmek yazmaz aşkın kitabında Mutluluk doruklarda Olsun Senden geriye kalan Umut kırıntıları ile Bir serçe misali avuçlarında Kar düşmüş pencerelerde Buğulu camlardan içeriye bakarken Titrek bedenimle Avunurum hayalinle Saatler geceye mahkum gibi Gecenin de umudu ay gibi Ay gibi yüzünü beklerim Zamanın serseri yollarında Umudumu Beklerim...

DUYUYOR MUSUN?

Kelimeler uçar umarsızca Göçmen kuşlar gibi Sıcak ülkelere Hasretim gibi sıcak Ellerin gibi Duyuyor musun Sensizliğin sesini Boş boş bakınmak duvarlara Gecenin sessizliğinde Uzakların sesi yankılanır kulaklarımda Rana kokar ölü papatyalardan Ölünce kokarmış papatyalar Yaşayan ölü gibiyim yokluğunda Pare pare özlem tüter Aşkı bilmez sözlükler; Git bir ölene sor

UMUDA AÇILAN PERDE

Umut her zaman vardır Gökyüzü kapalı olsun Bulutlar kaplasın alabildiğine Karanlık geceler sarsın yıldızları Umut bu dostum Elbet gün doğacaktır Geceden aç pencereni Perdeni, kalbini

SENDE SAKLI

Öyle işte... Yazar yazar silersin cümleleri Sildiğim şeylerde sen İçimden geçenleri bilene hasret yüreğim Görenim Anlayanım Kördüğümü çözenim Yorgunluğu üzerimde satırların Gözlerinde dinlendiğim Bir kadının gözyaşları kadar acılarım Ellerine hasret İlmek ilmek dokunmuş içime sözcüklerin Duyuyorum Üç yüz altmış beş günüm aynı Her günüm özlem Değişmeyen sevdamın dizeleri Sevmesini bilene hasret yüreğim Öyle işte... Zaman sende saklı Umut sende Yağmur sende saklı Ben kuru toprak...

DALIP GİTTİĞİM DİYAR

Beklemek mi Gözlerin dalıp uzaklara Sonu var mı bu gelmeyişlerinin Karanlık kaplı gökyüzünde Yağmuru beklemek gibi Özlediğim,umutsuz yarınlar kadar uzak Bir yağsam endişem bitecek Dokunacağım saçlarına Oturdum izliyorum denizi Uzaklarda sımsıkı tuttuğum ellerini Görsen ağlarsın Buğulu camlar ardında izlenmiyor gökyüzü Gökyüzü ki umut Bulutlarımın evi Yine de hiç bitmeyecek sancılarım Geçmiş, gelecek ne varsa biriktirdim Dolu bir bulutun içinde Rüzgarı arkama alıp varmak senin yurduna Hepsi bir hayalden öte Yağmak, yağmak, yağmak, yağmak Hasret bitene kadar yağmak Hasret biter mi Apansız düşer yüreğine Düşer de deler geçer Belki gözlerim kapandığında sonsuza Yine hayal kurdum bu gece Yeni doğacak günlere

ÖLÜME DENK

Sevda yüklü sayfalara yazdım hasretimi mürekkebim siyah Her biten günün ardında umutlarım Umutlarım ki mavi Kaç mevsimi geçti sensizliğin Ve hep kış Ayazda düşlerim Nisan yağmurlarında dolu dizgin Sırılsıklam bekleyişlerim Ömrümden geçer gider dünler Yarınları anlamlandıran, senli hayallerim Anlamlar yüklediğim Sılam, dağım, yarımım, yarınım Çok söze ne hacet Seven anlar bir beklemenin kaç ölüme denk geldiğini

BİR SEN EKSİK

Ve geceleri yastığım hasret kokar Bir baş eksik Bir nefes Uykular nedir ki gözlerden kaçan İnsan kendinden kaçamıyor özleyince Uyku yarım ölüm derler Ölüm de gelse çare değil Sensiz geçen gecelere Her sabah solumda bir hançer kesiği Yoklarım kalbimi Bir şeyin yoksa sevinirim İnsan yarasından tutarmış sevdiğini Ölsem de her gece hasretinden Bırakmam seni

BİR SES VER

Aşkın elinden içilen her söz Yakar güneşi içmiş gibi Soluğundan öptüğüm yâr Bir ses ver Bir gün de güneş doğsun sokaklarıma Kara bulutlar Düşen her yağmur tanesinde sen Vuslatı yaşarım senli hayallerde Varmışsın gibi Şehrin keşmekeşinde Avuntular da yorulur sevgili Bir ses ver Şiir düşsün yüreğime Mavi düşsün uçsuz bucaksız Yokluğunda buldum ölümü Sen kokar yağmur sonrası İçime dolar Varsın diye ölmüyorum

AŞKIN ELİ

Kor olur aşkın elinde Hasretle dövülür düşlerin Ona her baktığında çekiç darbeleri vurur gibi göğsüne Can yakar her bakışı, öldüğünü sanırsın Yine ölmezsin Körükler sevgini son nefese kadar Yanıp tükenmezsin Bakışları kumdan alev Şekil verir sonsuz acılarla Kendinden geçersin Suyunu dökmeye gör Yutkunuyorum sensizliği, diyemiyorum, akamıyorum Sen oluyorum büyülenmiş gibi Boynum garip Acının elinden çıkmışım neylersin

DALGALAR

Dalgaların kırılıp sahile sarılması gibi Art arda sevmelerim Karşımda durup gülümsediğinde O kumsaldı orada sessizce bekleyen Her baktığında gözlerime İçimde dalgalar coşarken Sarılmayı bekliyordu usulca kollarım Yaşamayı Sevmenin derinliğini Kucak kucak Geleceğim derin sulardan Yüreğinin kıyılarına Ne vakit karşımda dursan Coşar içimde dehliz dehliz sevginin dalgaları

GÖZ YAŞIM

Hasret ektim Sevdamın topraklarına Gözlerimin alabildiği uzaklara Yüreğimin gittiği uzaklara Görmedim o güzeli Ordaymış Maviymiş düşleri Görmedim Mart'ın sinsi ayazını kıracak Nisan yağmurları Bereket düşecek gönlüme Beklerken seni yağmurum Yağmurum dedim sana Gözlerinden gönlüme düşen Tohumları saçılır gülümsemelerinin Beklemek olur canın adı Çiğ tanem Hasret olur bekler Ömrümün son durağında

GECEYİM SENSİZ

Hapsoldu yüreğim sensizliğe İçimde koskoca bir yalnızlık bağırıyor Issız Ve karanlık Nedeni bilinmeyen bir derbeder Asil bir yorgunluk Sensizliğin ardında gizli umutlarım Neden gelmiyor bu uzaklar bana Bir bir yanıyor bu şehrin sokak lambaları İlk akşamdan hasretin yakıyor acılarımı Vuruyor bir çaresizlik sol yanıma İçimde bir çığlık Sen diye bağırıyor yokluğunun ilk akşamında Bu son olsun diyorum Hiç olmuyor... Gecemi aydınlatan yıldızlar Ve düşlerim Ah olmayan o gülüşlerin Yokluğunun ertesinde çığ gibi büyüyor

YÜKÜMSİN

Gittiğin yollara akıp gidene Heyhat Düşer içime sensizligin çıkmazı Gecelerim bitmez Uzar gider hasretim Sıradağlar misali Gittiğin yollar kadar Dinmeyen geceler de var Hasretim, dağlar kadar Yükümsün benim

BİR SES BİR NEFES

Tutamıyorum içimdeki acıları Akıp gidiyor kalbimin derinliklerine Saklayamıyorum şiirlerimden Gözlerimden uzak gün yüzü Her yer zemheri Beklemek, bir uzuv gibi duruyor sinemde Yaralı Direncim düşüyor her geçen gün Aklımdan geçiyor her yeni gün doğumunda Seninle yaşanacak bir hayatın özlemi Sabahlarımın güneşi Yokluğunu yaşamaktan usanmışım Mum alevinde aradığım Ruhumun zifiri karanlığına küçük bir ışık Vuslat, hayat ile eş lügattimde Belkilerle yaşanan hayaller İçimden gelen küçük bir sesin izinden gider Bir ses bir nefes desem Işıkları sönmüş içimin sensiz sokaklarının Bir mum alevinde aradığım umut Yandıkça tükenen Ömrüm gibi

UZAK SEVMELER

Sineme çektim tüm yorgunluklarımı Sahte sevgileri yargıladım sessizliğimde Sahte aşklara inat Kaybolup gözden uzaklara çekildim Kusurlarını kapadım tüm yanlış hayatların Ve yalnızlıkların Olmayacak dualar biriktirmedim Allah bilir Allah görür Seni de beni de sevdiğimi de Gözlerine mim çekilmiş umutlarımın Yokluğunun mağarasında kalmış sessiz duygularım Çığlık çığlığa Ortasında bir ben yalnızım matemlerimin Gece gibi Varsın dökülsün gözlerimden iki damla yaş Oysa ki hep öyle olurdu uzaktan sevmeler Dökülen yaşların karanlıktaki ıssızlığı Acılarla yoğrulup içimde kalan hasret Ben sinem derim Bir "Ahhh!" kopar uzunca Beklerim göğsümdeki sen ile yollarını Gecenin sessiz karanlıklarında Gelmek istersin, gelemezsin ayağında bağlı prangalarla Kalbin öylesine özgürken delice Bu gece tutuyor seni Bu ay Bu yıldızlar Tutulduğum sevda yetmiyor umuduma

DEMİR ATTIM YOKLUĞUNA

Rüzgâra bıraksam hayallerimi Kendimi Getirir mi beni sana Gözlerinin baktığı derinlere Kalbinin kıyılarına Demir atmış umutlarım Demir atmış acılarım Duyuyor musun çığlık çığlık özlemimi Sızlar yokluğunda vuslatın çaresizliği

GEBE

Diyecek bir söz bulamadım Yutkundum tüm kelimeleri Aciz kaldım Kalp,kalpten geleni işitirmiş Mesafeler uzak olsa da İçimden geçenleri duyuyorsun Duyuyor ağlıyorsun biliyorum Ta şuramda hissediyorum seni Ve sustuklarını Hasretin dağ gibi biliyorum Gel diyorsun içten içe Gelmek, bir yaralı kuş gibi çırpınıyor içinde Bekliyorum, bekliyoruz yine bir gün batımını Doğacak yarınlarda umutlarımız Bir yaşamaya gebe

USULCA DOKUN

Şarkılarda anlatamadıklarım İçimden geçenler Geçmeyen acılar Her şarkıda büyür büyür anılar Ve her şiirde Kalbe dokunur Ben artık kalbe dokunanlar dökülüp saçmasın istiyorum Mesela gözlerin gibi Her baktığımda toplasın beni Şiirler tüy gibi düşsün yüreğime incitmeden Sen bana ilham oldun kalbime dokundun sevgili Bir papatya gibi dokundun Bir gelinin saçlarını örmesi gibi Kalbe dokunmak el ile değil Söz ile Bir bakış ile Bir şiir ile Merak etme Şiir olur elbet dokunurum ben de kalbine İncinenler incitmezler sevgili Usul usul dokunurum Bir ay akşamında Bekle...

ŞARKILARDA UMUT

Şarkılar söylersin ya içinden Hüznüne eşlik etsin diye Ya da sevmenin zirvesindeysen Nağmeler dokunsun istersin yüreğine Korkularını ve sevinçlerini bastırırsın Tesellin olur şarkılar... Sensizlikte öyle işte Yokluğunda söylüyorum En sevdiğin şarkıları Yaşasın diye umutlarım

EN DERİNE

Yüreğimin cam kenarından ayırdım yerini Deniz manzaralı, en sevdiğinden Şiire yaslan, rahatla Umutlarımı sakladım mısraların arasına Bıkmadan bekledim kelamını Akşam güneşinin batışında bekledim Gece yazdım şiirlerimi kalbin duysun diye Bekledim, Bekledim, Bekledim, Gözlerinde doğacak güneşi Sözlerinle yanacak ateşi Baştan ayağı, sırılsıklam yak diye Kim bilir göremeden sızdı içime can gibi Yerleştin yüreğimin cam kenarına Akşam güneşinin batışında Deniz manzaralı yerine En derine... Kelamını özledim

HOŞ GELDİN

Yorgunum dedi İnsan yorgunluktur biraz da Sevmekten de yorulur bazen Değeri bilinmezse Ellerini tuttum Ellerimi tuttu Yıllar sonra İlk kez mutluydum Gözlerinden aldığım huzurdu yüzümü güldüren Yüreğindeki iyiliği gördüm Sevgiyi gördüm Yılgınlığı gördüm İnsan sevince görüyor Sevdiğinin kalbinin her halini Dalgalanmaların ardından durulan denizler gibiydi Gülümsemelerin ardında nice acılar saklıydı İnsanı en çok sevdikleri yoruyor En çok onlar dinlendiriyor Hazırım dedim gelecek olmaya Hep hazırdım Bulut olmaya Yağmur olmaya Nisan olmaya Eylül olmaya Sevda olmak eylülü göze almaktı biraz da Her "şey'im" hoş geldin

ÇARESİZLİK

Hasretin adı kaldı dilimizde Acısı yüreğimizde gözlerimizde Bir ömür Umudu öldü Yaşasa da kalbimizde sevgisi Bir mezar kazıldı içimize Bedeni yeryüzünde Cesedi yüreğimizde Ömrümüz yorgun Yükümüz ağır artık göğsümüzde Ne kaldı bu aşktan geriye Yorgun yıllar Hasret ve acı Kadere mahkum sevgi Ve anılar Çaresizlik..

BULUT BULUT SEVDAM

Nisan yağmurları gibi düşer gözlerimden Usul usul hasretin Kendi yaşını kendi siler insan Avuntular fayda etmez Hiç kimse değil Yalnız sen anla beni Sustuğum kadarsın Seni özlerken yeşerir mi hayat Su damlası acıtır mı insanın tenini Özlerken acıtıyor Neden gittin demiyorum Gerçek sevgi nedensizdir çünkü Gökyüzü hiç bu kadar eflatun olmamıştı Ve şiirler hiç bu kadar kasvetli Dizilir boğazıma yumru gibi mısralar Hece hece düşer senli düşlere Eylül de bitti bak Kışlara gebe umutlarım Kuşlar kışları sevmez sevgili Gözlerinde yaşarım baharı Biraz yeşil Biraz mavi Sen bahar ol gel ömrüme Ömür dediğin seninle anlamlı Ben gözlerinde gökyüzü görüyorum Umutlarım gözlerinde Beni bana bırakma Bitsin artık bu şiir Nisan yağmurlarından önce Gel...

HEP BÖYLE KAL

Sabahın sessiz durgun denizleri gibiydi Sesini duymak Gün doğumunda kızıllaşan ufku seyretmek gibi Ezan sesi ile bin bir çeşit öten bülbüller Aksiseda olur kalbimin duvarlarında sesin Ruhum dinlenir kısacık bir an için Unutamayacağım bir an Gömdüm aklımdan geçen maziyi Bir seni dinledim Bir sende dinlendim Huzurun eşsiz sesiyle birlikte Masmavi sesinle Özgürlüğümü verdin yeniden Sesinde sabahlar var Bir çocuğun masumiyeti var Sesinde NİSAN var Hep böyle kal

KANADI KIRIK KUŞ

Kanatları kırık martı gibi Gökyüzüne hasret kanat çırpışlarım var Çığlık çığlığa Rıhtıma bağlanmış sandalla çıkıp sana gelmek gibi ıztırablarım var Kaç kürek çekmeliyim Kaç yürek daha öldürmeliyim hasretinden Gelmen için Hırçın dalgaları aşıp gelebilirim Neylersin ki Boynu bükük sevdam Naçar sevdam Yorgun sevdam Durgun denizlerinin kıyısındayım Uçsam nefes aldığın gökyüzüne Yaralarıma dokunsan Bir bir kurusa ciğerime yapışan özlemin Düşlerim, arzularım, hep sana varmak için Neylersin ki Kanadı kırık martı misali ömrüm Gelemiyorum Ölemiyorum

YALNIZLIK DEĞİL TAMAMEN SENSİZLİK

Susmaktı ilk önceleri yaşadığım Susup susup kanamak Bir hayal gibi sonra Sonra bakarım gözlerinin içine Gecenin sessizliğini dinlerken Getir dersin gözlerini Kalpten kalbe Bitsin bu acı Yalnızlık değil benimkisi Tamamen sensizlik Anlatamadığım, sustuğum, yokluğun Bir ay ve bir kaç yıldız bilir bunu Dinlerim geceyi, gece beni dinler Gözlerimdeki nemle Nemlenir kirpiklerim geceden ağır Ve ıssızca düşer yanaklarıma Yaşadıklarımızı unutmak ne haddime Işıl ışıl yıldızlar gibi her gece önümde Bir şiir yazar geceye kırık kalemim Kelimeler yakamoz olur düşer yüreğime Yüreğim geceye Gece içime İçim sana Düşer her gece

YEŞEREN UMUTLAR

Bir ağaç kadar sabırlıydık Soğuk kışlar geçti üzerimizden Döktük yapraklarımızı Kırılan dallar, budak budak Dimdik durduk yine de göğe doğru Yıllara inat Yaşadık sonbaharları Sararıp solsa da rengimiz Sevgimiz yeşil kaldı Bunu tüm baharlar bilir Bir ağaç kadar sabırlıydık Umut olur diye düşledik her gece Düşlerimiz dua olsun diye Her dua bir umut değil mi Şimdi üzerini örterim sensizliğin Bahar gelmeden ısınır yüreğin Mevsimler gelir geçerde ömründen Göğsünde neşv-ü nema bulunur Çiçek açar umutlar Zifiri gecelerde biriktirdik tüm sabırlarımızı Bir ağaç gibi Bekledik baharımızı

SANADIR TÜM SÖZLERİM

Çalarken ömrümün sessiz sirenleri İçimdeki boşlukta yankılanır Kimseler duymaz yokluğumu Hatırın sorulmaz düştüğün yerden Bir yokluk nasıl anlatılırki Tutunamadığın bir hayatta Ne şarkıların dili olur Ne de şiirlerimin Gökkuşağını kaybetmiş Yağmur sonrası Güneşim Varlığını anlatamadan geçti yıllarım Sadece izi kaldı gözlerimde İçimde dolan bir boşluk Görünmüyorum insanlar arasında Yalnzıca bir hasretin kozasındayım

GÖNLÜMİN HUZURU

Çay da güzel ya Muhabbetinle Senli sohbetlerin ardında saklı en güzel tatlar Senin sesinde yuva yapmış kuşlar Sözlerin, demlenmiş çayın renginde Yorgunluğumu alır Bakma öyle, gözlerin dalmasın boşluğa Bak bardağın boşaldı yine Doldur da içelim ellerinden Gönlümüz sevgiyi Gönlümüz huzuru Gönlümüz hayatı tatsın

KALBİMDE SEN

Şiir de bir dost arar Kahve gibi yalnızlığa dokunur Telvesinde kalır kelimeler ve tatlar Gözler dalar alabildiğine uzaklara Sessizliği yudumlarım mısra mısra Gece hiç ıssız olur muydu sen olsaydın Şu otel odası sessiz olur muydu Ve kahve acı olur muydu hiç Ya şiirler Hiç bu kadar kanatır mıydı..? Deniz kıyısı, kahve ve şiir Ve eylül akşamları Yalnızlığa ortak olur Düpedüz yalnızlık olur İçimde yaşattığım bir kalptir Sen olsaydın hiç acır mıydı kalbim Anılarını hatırlar mıydı sen sen diye Kalbimin kıyılarına vuran sesler Şiir oluyor Kahve kokusunda sen Şiirlerde sen Eylül akşamlarında sen Kalbimde sen Söyle ben nereye gideyim sevgili

HER GECE

Hasretin vurdu yine solumdan Bu gece de Yarım bıraktığın ömrüm gibi Yarım kaldı şiirlerim, Kültablasında sigaram Bardağımda çayım Heveslerim Bir tek acıyı yaşıyorum, tam Sevdam gibi Sevdikçe Özledikçe kanıyor Keskin bir bıçak gibi Hep bu saatte vurur sol yanıma Sen diye kapatacağım gözlerimi bir gece yarısı Uyanmak mı vuslatın sabahına Nasip deriz güneşin doğuşuna Kaldığım yerden devam ederim Adın dilimde bir hece Bilmezsin kekeme gibi Her gece Her gece Her gece...

GRİ HAYALLER

Yine günlerden Pazar Ve yine Kasım'da bir akşam Kurumuş gözlerimde akşamın ayazı Ay girer penceremden Hüzün dolu yüreğime İçimin donuk renklerine vurur şavkı Gri ve siyah soğuk hayallerime Yaşayamadığımız Hatırlar mısın Deniz kıyısında bir kasım akşamı Çınar ağacının altında Kahvelerimizi yudumlarken Gün batımında hayallerimizi konuşurduk Gözlerimizden dökülmüştü yaşlar Bak bu anımız da şimdi paramparça döküldü avuçlarımdan Tekrar yaşayamadığım her anı gibi Kaldığım yerlerde hep sen Gidemediğim yerlerde hep sen Kasımda sen, akşamda sen Yaşanmayan sen Süründüren anılar Öldüren hasretin Bu kasımdan sonra da aralık'ta kaldım, hasret'im...

İSTİYORUM

Yoruldum içimin çıkmaz sokaklarından Boşuna yaşanmış gibi hayattan Boşluğa düşmüş gibiyim gözlerinden Derinliklerde yaşamaktan Ve peşinden koşmaktan gerçekliğin yoruldum Hergun atan, Nabzını tuttuğum kalbim İçindekileri dışarıya atamamaktan yoruldu Yoruldum Kendimi tutamamaktan Ağırdır hakikat yüreğe Belki bir kalabalıkta Hani bir dolmuş içinde karşılaşırsın da Kalbin ona dönüktür Kaldırıp başını yüzüne bakamamak var İçinde ki mavi gökyüzünde uçamamak Bilir misin bu sancıyı Belirsizlikler içinde yaşamak hayatı Prangalar bağlı ayaklarında Bir adım olsa da yürümek Sürur içinde koşmak Umudu avuçlarından çalmak istersin Geride bırakıp her şeyi Gidebilmek ona Gözlerin arkada kalmadan Hesap etmeden Yaklaşmak Yaklaşmak ve Yok olup gitmek Kardelen kokulu nefesinde İstiyorum...

DUYABİLECEK MİSİN?

Dağlardan geliyor kelimelerim Bir tebessüm kadar sıcak Bir nefes kadar serin bazen Geçmiş yaraları kapatırcasına Yaralarımın izine alıştım, çok oldu Sonra bir gün apansız çıkıp karşına Ellerimde güller ile Kalbimde umut ile Ben geldim yalnızlığına ortak olmaya diyebilmek Sarılabilecek misin? İlerisi meçhul olsa da yan yana Çıplak ayaklarla yanında yürümek Belki sahilde dalgaların ayaklarımıza vurması gibi Yanan yüreğimizi serinletmek Acılarımızı unutmak için Gözyaşlarını kelimelerle silmeye geldim diyeceğim Şiirlerimi okuyup senin kalbine dokunmak Çocukluğumuzdaki o eskimeyen temiz duygularla Bir şiir olup sevmeye geldim diyeceğim Okuyabilecek misin? Zamanı kolye gibi asıp boynuna, yanımda kal diye Ve gözlerimdeki aşkın serinliğini Görebilecek misin? Gelmek, bir sevgi ötede sevgili Duyabilecek misin..?

MED CEZİR

Med cezir yaşar yüreğimiz Sonu belli olmayan yollarda Gel gitlerde aşınır umut Denizin kayaları oyması gibi Geride bırakılan hüznün karmaşası "Gelecek mi?" kaygıları sarar yüreğimizi Ne sana dair bir ışık var gecede Ne benden kalan bir aydınlık Sorgular aklımız umarsızca olumsuzlukları Ne bir adım atar Ne de geri çekilirsin İçinde huzur, aklında kaygılar Gidemezsin vuslatın dikenli yollarına Kanayan kalbindir Acıyla beklersin o gelmeyeni

SONSUZ

Hasrete yenik düşen yüreğim Garip, yalnız, çaresiz Her gece sancılar içinde kıvranır düşüncelerim Vuslatsız bir sevdaya düştüm Yolun sonu çıkmaz sokak Zaman mefhumundan bıktım Beklemenin kıskacında Geçti gitti ömrüm Ayrılıklara kefen biçtim Kavuşmak kanatsız Kavuşmak yaralı Acılarım ırmak gibi akar içimde Sonsuz...

YAR YÜZÜ

Gece buldum gözlerini Gökyüzü alabildiğine karanlık Yıldızlar suskun, ay suskun Sessizliğe yelken açmış duygular Bir kalbimin sesi uyanık Karanlıklar örtmüş denizin üzerini O her zaman daldığımız mavi derinliklerde kaybolmuş Anılarım nerede Yâr yüzüne hasret kaldım Yer yüzüne çıkamadım derinlerden Umudun seyri bulanık Kavî rüzgarlarda kaybolur gider kavuşmalar Yıldızı arar gözlerim sema da Yol gösterenim nerede Düşlerde kaldı Issız Sessiz Bulanık

KALBİMİN SESİ

Gece olur çöker hüzün Çekilirim bir köşeye uykularım kaçar Sen gelirsin Anılar gelir Bakarım öylece, ne yıldız var, ne ay Duman çökmüş dağlara Gecenin karanlığında Senden bihaber Gizliden yaşarım sevdamı Kül tablasında unuttuğum sönmüş sigaram Bardakta yarım kalmış çayım Soğumuş Kalbim gibi değil Soğumuyor o beklemekten Adını içimde söylerken iki hecede Kulakların çınlar mı bilmem Dinlerken sevdiğin şarkıları Duyar mısın sende Uzak sehirlerin karanlık gecelerinde Kalbimin sesini

GİDEMEDİĞİM YOLLAR

Yalnızlığım Duygularım ağrıyor sol yanımda Hoyrat esen rüzgarlar Gözlerini özlediğimden olsa gerek Söz dinlemiyor duygularım Yüreğindeki ses çağırıyor Yankı yankı vuruyor sineme Düşler yetmiyor Bedenimin kaldığı yerlerde Acı şimdi bir aslanın pençelerinde ceylan Yağamayan bulutta su Bende sen Yüreğindeki ses çağırıyor Gidemediğim yollara Severek uğruna harcadığım ömrümde Muştu şimdi göç mevsiminde bir kuş Kanatları kırık Umarsız yılların geçmişliğinde Yorgun düşer Beni bize çağırıyor Yüreğindeki ses çağırıyor Gidemediğim yollara Seninle yaşayamadığım hayata

BİZ AĞLARIZ

Gün gün adımlarım sensizliği Ardıma bırakıp gittiğim yıllarımın Kaç satırı kaldı bilmem Sonunu göremediğim şiirlerimin Son nefese kalan vuslatın Kaç saati kaldı bilmem Takati bitmiş yüreğimin Bir adım ileri gidemeyen umudum Suskun şarkıların içinde kaybolur İzi kalır kum tanelerinin üstünde istikbalimin Bir dalga alır gider sevinçlerimi Ruhumun derinliklerine gömülür Ve sokakların her köşesinde anıların Baktıkça geçmişe kanayan yaralarım Sana dolu dizgin yazdığım şiirlerimin Can verir satır aralarında dünyam Sen anlarsın hasretim Sen ağlarsın Her gece böyle sen ve ben Yudum yudum içeriz acıyı Maziden kalan ne varsa Kalbimizde canlanır Yâr'in hayali düşer Ben ve Biz ağlarız

KAR BEYAZI UMUT

Nefesimin kırıldığı zamanlarda İçime sevdan ile doğan güneş Zifiriyi unutturdu nicedir Müjdelerim beklemede Sana güzel sabahlar saklıyorum Yüreğimin mahzenlerinin Tozlu raflarına kaldırıyorum Yarınlarımdan tutasın diye Sorgusuz yaşanan hasretlikleri Hesabı verilmeden çekilen çileleri Gömdüm ömrümün derinliğine Karşılıksız sevdiğim yâr Sormadan, sorgulamadan İçimdeki tüm acılarımı Yalnızlığa dair ne varsa attım karanlığın en kuytusuna İçime sevgiyle doğan güneşim Beyaz bulutlar örtülü gökyüzünde Bir umut var biliyorum Sımsıkı tuttuğum Kar beyazı düşlerde Bilirsin bazı çiçekler kışın da açar Hangi mevsim olsan da Gel umudum Karanlık düşlerde kaldı sevdamın tarabgâhı Sevinçlerim nerede